|
Mü’min olmaz kişi hakîkat ile
Dutmayınca tarîk-ı terk-i hevâ
Her ne öz nefsine revâ görse
Yâr u kardaşa görmeyince revâ
Hz. Peygamber’in “Sizden biri kendisi için sevip istediğini, kardeşi için sevip istemedikçe iman etmiş olmaz.” hadis-i şerifini, Türk edebiyatının en büyük söz ustası Fuzûlî işte böyle; âhenkli, veciz ve sarih bir üslûp ile ifade ediyor... VakıfBank Kültür Yayınları, Fuzûlî’nin eserlerini, alanında uzman edebiyatçıların titizlikle sadeleştirip günümüz Türkçesine özenle aktardığı yedi ciltlik bir külliyat hâlinde bugünün diline kazandırıyor. Elinizdeki kitap, Fuzûlî’nin Kırk Hadis, Beng ü Bâde ve Enîsü’l-kalb adlı eserlerini ihtiva eden, külliyatın üçüncü cildi. Bu cilde, yukarıda Fuzûlî’nin veciz bir şekilde ifade ettiği dizeleri bugünün diliyle “Layıkıyla mümin denmez kişiye / Nefsinin yolunu terk etmedikçe / Kendisine neyi istiyor ise / Kardeşine onu istemedikçe” şeklinde okuyacağınız Kırk Hadis ile başlayacaksınız. Sonrasında, Fuzûlî’nin gençlik döneminde kaleme alıp Şah İsmail’e sunduğu, şarap ile esrarın üstünlüklerinin münazara üslubuyla anlatıldığı Beng ü Bâde ile hakikat arayışının mecazlarla örülü anlatımına şahit olacak ve nihayet, güzel söz söylemenin sanatkârane bir üslupla yüceltildiği, hırs ve riyânın tenkit edildiği ve dönemin devlet büyüklerinin adaletsizlikleri nedeniyle sorgulandığı Enîsü’l-kalb adlı kaside ile şiirin hem estetik hem de eleştirel bir ses olabileceğine tanık olacaksınız.
Yazar Hakkında:
Fuzûlî
Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biri olan Fuzûlî’nin asıl adı Mehmed, babasının adı Süleyman’dır. Ne zaman ve nerede doğduğu kesin olarak bilinmese de Irak coğrafyasında doğup yaşadığı kesindir. 15. yüzyıl sonlarına doğru doğduğu düşünülmektedir. Nasıl bir eğitim aldığı bilinmiyorsa da Arapça ve Farsçayı bu dillerde eser verecek ve şiir söyleyebilecek kadar iyi bildiği açıktır. Kanûnî Sultan Süleyman 1534’te Bağdat’ı fethedince, “Geldi burc-ı evliyâya pâdişâh-ı nâmdâr” tarih mısraını da ihtiva eden meşhur kasidesiyle beraber padişaha yaklaşmak ve böylece çok arzu ettiği İstanbul’a gitmek istedi ancak bu emeline nail olamadı. Kendisine evkaftan maaş bağlanacağına dair söz verilip çok az bir meblağ layık görülmesi, Şikâyetnâme’sini kaleme almasına yol açtı. 1556 yılındaki büyük veba salgını sırasında -muhtemelen Kerbela’da- vefat etti. Türkçe eserlerinden Dîvân ve Leylâ vü Mecnûn mesnevisi en önemli iki eseridir. Diğer manzum Türkçe eserleri 440 beyit tutarındaki Beng ü Bâde ve Tercüme-i Hadîs-i Erbaîn’dir. Ona aidiyeti kesin olmayan 200 beyitlik Sohbetü’l-esmâr da eserleri arasında anılır. Kerbela vakasının edebiyatımızda en güzel anlatımı olan Hadîkatü’s-suadâ ise mensur tek eseridir. Farsça manzum eserleri Dîvân, Heft Câm, Enîsü’l-kalb; mensur eserleri Risâle-i Mu‘ammeyât, Rind ü Zâhid ve Sıhhat ü Maraz’dır. Matla‘u’l-i‘tikād aldı mensur eserini Arapça yazan Fuzûlî’nin 470 beyit tutarındaki Hz. Ali övgülerinden oluşan Arapça şiirleri Arapça Dîvân olarak da kabul edilir.
|